‘‘Çin ile diyalog’’ neden küresel bir uzlaşıya dönüştü?
CGTN Muhabiri Cao Beidan'ın haberinde son günlerde, dünya ile Çin arasındaki diyalogların oldukça yoğun olduğu belirtildi.
CGTN Muhabiri Cao Beidan'ın haberinde son günlerde, dünya ile Çin arasındaki diyalogların oldukça yoğun olduğu belirtildi.
CGTN Muhabiri Cao Beidan'ın haberinde son günlerde, dünya ile Çin arasındaki diyalogların oldukça yoğun olduğu belirtildi. Beidan'ın haberine göre on gün önce, Kanada Başbakanı Mark Carney, Çin'e resmi bir ziyaret gerçekleştirdi ve ziyaret kapsamında birçok işbirliği belgesi imzalandı.
Hemen ardından, İsviçre'nin Davos kasabasında düzenlenen 2026 Dünya Ekonomik Forumu Yıllık Toplantısı'nda “Çin’in sunduğu fırsatlar” hararetle tartışıldı ve Çin ile diyalog kurulmasının her zamankinden daha önemli olduğunun altı çizildi.
Finlandiya Başbakanı Petteri Orpo da bugün itibarıyla Çin ziyaretine başladı. Orpo’ya birçok şirketin yöneticilerinin eşlik ettiği ziyaret, ikili ekonomik ve ticari ilişkilerin derinleştirilmesi konusundaki güçlü iradeyi ortaya koydu. CGTN Muhabiri Beidan'ın haberinde "Peki, dünya neden giderek daha fazla Çin'e yöneliyor?
ABD-Çin İşbirliği Vakfı İcra Kurulu Başkanı John Milligan Whyte, 23 Ocak’ta yaptığı açıklamada, "Çin, sıfır toplamlı oyunlardan uzak durarak da bir ülkenin kalkınabileceğini ve dünya kalkınmasına bilgelik ile çözümler sunabileceğini somut adımlarla gösterdi.” ifadelerini kullandı.
Bu açıklama, dünyada giderek daha fazla ülkenin neden Çin ile diyalog kurmayı beklediği sorusunu bir ölçüde yanıtlıyor. Yeni kapanan Davos Forumu buna iyi bir örnek.
Forumun açılışından önce yayımlanan raporda, jeoekonomik çatışmaların 2026 yılının en büyük riski olduğu belirtildi. Bu yılki toplantının teması "diyalog ruhu"ydu. Bu tema, uluslararası toplumun diyalog arayışı ve fikir ayrılıklarını kapatma konusundaki acil ihtiyacını yansıttı. Dünyanın ikinci büyük ekonomisi olan Çin, giderek daha fazla ülkenin diyalog ve işbirliği beklediği bir ortak haline geldi.
Serbest ticareti kararlılıkla desteklemek, çok taraflılığı kararlılıkla korumak, işbirliği ve ortak kazanç kurallarında ısrar etmek, karşılıklı saygı ve eşit müzakerede ısrar etmek olmak üzere Çin tarafının toplantıda öne sürdüğü dört öneri, çalkantılı dünyaya değerli bir öngörülebilirlik kattı. Uluslararası toplumun da Çin’in güvenilir, istikrarlı ve açık bir ortak olduğu yönündeki algısı pekişti.
Politika açısından bakıldığında, Çin son yıllarda ekonomik küreselleşmeyi ilerletme konusunda tutarlı bir tavır sergiliyor. Çin, Davos Forumu'nda defalarca yüksek nitelikli kalkınmayı ilerletmeye, yüksek düzeyli dışa açılmayı genişletmeye ve kapsayıcı ekonomik küreselleşmeyi teşvik etmeye vurgu yaptı." ifadelerine yer verildi.
CGTN Muhabiri Cao Beidan'ın haberinde şunlar aktarıldı:
"Aynı zamanda Çin’in istikrarlı büyüyen ekonomisi, toparlanmakta zorlanan dünya ekonomisine güven ve ivme kazandırıyor. 2025'te, Çin'in GSYİH’si yüzde 5 artarak ilk kez 140 trilyon yuan eşiğini aştı. Çin, küresel ekonomik büyümenin en büyük motoru olmayı sürdürüyor. 240'tan fazla ülke ve bölgeyle ticari ilişkilerini sürdüren Çin'in 190'dan fazla ülke ve bölgeyle yaptığı ithalat ve ihracat artış gösterdi. Son beş yılda, Çin, toplamda 15 trilyon doların üzerinde mal ve hizmet ithal etti. Çin’in dış yatırımları yoluyla ev sahibi ülkelere toplamda 300 milyar dolardan fazla vergi ödendi ve çok sayıda istihdam yaratıldı.
Daha da önemlisi, Çin kapılarını dünyaya giderek daha fazla açıyor ve yüksek nitelikli kalkınmanın meyvelerini dünya ile paylaşıyor.
2026, Çin'in 15. Beş Yıllık Planı’nın başlangıç yılı olacak ve dünyaya yeni bir "fırsat listesi" sunacak. Davos Forumu'nda Çin, aktif olarak iç talebi büyüteceğini, dışa açılmayı kararlılıkla genişleteceğini, bilimsel ve teknolojik inovasyonu hızlandıracağını ve yeşil kalkınmada ısrar edeceğini açıkladı.
Çin, dev pazar fırsatlarını, yüksek düzeyli açılım fırsatlarını, inovasyon odaklı kalkınma fırsatlarını ve yeşil-düşük karbonlu dönüşüm fırsatlarını dünyayla paylaşmaya istekli olduğunu ilan etti.
Çin'de faaliyet gösteren yabancı şirketler açısından bakıldığında, Çinli ortaklarla yapılan işbirliği uzun süredir ortak bir inovasyon modeline dönüştü. Küresel teknoloji grubu Freudenberg’in Çin temsilcisi Wang Jiayu, grubun geçen yıl bir Çinli şirketle insansı robot ortak inovasyon merkezi kurmayı amaçlayan bir işbirliği anlaşması imzaladığını ve temel bileşenlerin güvenilirlik sıkıntısını birlikte çözeceklerini kaydetti.
Gerçekler gösteriyor ki, zor zamanlarda diyalog ve işbirliğinde ısrar etmek büyük önem taşıyor. Son zamanlarda, Uluslararası Para Fonu gibi kuruluşlar, 2026 yılı için Çin’in ekonomik büyüme tahminlerini yukarı yönlü revize etti. Yeni yılda Çin’in küresel ekonomiye daha fazla kalkınma ivmesi kazandırması ve “güvenilir, istikrarlı ve açık bir ortak” olmaya devam etmesi bekleniyor."
Hibya Haber Ajansı© Copyright 2026 kulisten Tüm Hakları Saklıdır. Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.